Firdes Subay

71fsubay@gmail.com 23 Mart 2019 Cumartesi 20:46 D??ER K??E YAZILARI

Kuran Ve Metafor

Misa 34: “Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini
kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini
sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar
da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz
kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur
kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol
aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.”
Bu ayette açıkça belirtildiği gibi “kandını döğün” ibaresi yer alsa da önce bu ifadeye nasıl
bakmamız gerektiğidir. Bazı kesimler Kuran’da “kadını döğün” ifadesini sadece yazıldığı gibi
bakıp ne anlatmak istediğine bakmadıkları aşikardır. Kuran, yapısı ve indiriliş gayesiyle
aslolan şiddete hizmet etmez. Şiddetide tavsiye etmez. Ama bu ayette ki bu ifade Kuran’ın
sanki ruhuna ters düşüyormuş gibi görünse de aslında değildir.

Aile birliğini sağlamak için verilen öğütler aslında dönemin Arap yapısına uygun
düşmektedir.çünkü dönmede sağlıklı bir aile yapısı yoktu ve kadın bir eşya gibi alınıp
satılıyordu. Sürekli dövülüyor ve aşağılanıyordu. Şiddet kadının adeta yaşam şekli, erkekler
için ise şiddeti uygulamak normaldi. Döneminde başka terbiye metodu bilmeyen erkeklere,
şiddetin dozunu ayarlayıp “hafifce dövünüz” gibi bir müsaade verildi. Günümüzdeyse bu
kelimeyi bir metafor olarak anlamak daha doğrudur çünkü döneminde ki aile sisteminin ve
bütünlüğünü kollama yöntemleri günümüzden farklıdır. Oysa şimdi bizim bu dönemde
anlamamız gereken burada ki ifadenin bir metafor olduğu ve bu metaforu doğrudan dayak
olarak anlamlandırmak yerine; onları bir şekilde sarsın ki akıllarını başlarına alsınlar
manasındadır.
Ayetin başındaki ifadeler açıktır; erkeğin aile sistemin de yeri ve konumu belirtilmiş ve
kadının bu sisteme baş kaldırması halinde uygulanması gereken terbiye metodu
açıklanmıştır. Burada kadına bir uygulama söz konusu değildir ve kadın, evlilik ve aile birliğine
halel getirecek bir tavır takındığında erkeğin, kademe kademe yapması gerekenler
belirtilmiştir. “dövün” diyerek de; kadını psikolojik olarak öyle sarsın ki yaptığı hatayı anlasın
ve kendisine gelsin manasında metafor yapmak gerekmektedir.
Özellikle döneminde, kadın bir meta olarak görülürken ve eşleri tarafından hiçbir hakları
verilmezken; İslamiyet, kadın haklarını getirmiş ve kadını da erkek gibi bir insan olarak
inananlara tanıtmıştır. Kadın, o dönemde; diri diri toprağa gömülen, utanç kaynağı,
kölelerden daha berbat yaşam tarzı olan, sefahat ve fuhuş içinde elden ele dolaşan, hiçbir
insani ve hukuki hakkı olmayan bir varlıktı. Hatta varlık diye bile kabul edilmez bir nesne
gözüyle bakılırdı. Sadece Arap yarımadasında değil Eski Yunanada, Çinde, Arabistanda vb..
tüm dünyada benzer bir durumdaydı.
Ama İslamın gelmesiyle bu durum zaman içerisinde değişti ve kadın hak ettiği “insan”
konumunda kabul edilmeye başlandı; insan ve aynı zamanda bir kul… Zamanla kadın hakları

gelişti ve günümüzdeki son halini aldı. Eğer bu ayetteki gibi “dövün” kelimesini doğrudan
alacak olsak; peygamberimizin sünnetine aykırı bir şey yapmış oluruz. Çünkü ne
peygamberimiz(sav) ne de sahabe kadınlarını dövmemişlerdi. Demek ki okuduğumuz her
ayetin düz anlamını değil bazen de görünmeyen derin anlamlarını kavramak lazım
gelmektedir. Eğer bu şekilde ayetleri dönemlerindeki sosyolojik ve psikolojik şekilde
değerlendirip anlamaya çalışırsak Kuran’ın salt gerçeğine ulaşmamız daha sağlıklı olur…
121 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
Yeni sezonun en iyi Dizisi, sizce hangisi ?















STAR TV YAYIN AKIŞI
TRT 1 YAYIN AKIŞI
SHOW TV YAYIN AKIŞI
TV8 YAYIN AKIŞI
sanalbasin.com üyesidir