Büyük Devlet olmak! Böyle birşey - Koronavirüs ve Türkiye -Reyting TV

Mersin escort
SON DAKİKA

Büyük Devlet olmak! Böyle birşey

Bu haber 22 Mart 2020 - 15:51 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İster “ Biyolojik Savaş” deyin, ister “ Koronavirüs” deyin; dünya alışık olmadığımız, tedavisi ve aşısı henüz bulunmamış, olağanüstü, küresel bir salgın ile karşı karşıyayız. İnsanlar çaresiz, insanlık çaresiz…

Sayıları her geçen gün artan, ölüm ve vaka haberleri ile karşılaşıyoruz. Küresel salgın Koronavirüs nedeni ile dünyanın her yerinde insanlar üçer beşer hayatlarını kaybediyor.

Tedbirler alınmaya, salgının önüne geçilmeye çalışılıyor, ama salgının nerede ve nasıl biteceği ile ilgili ilim ve bilim adamlarınca şimdilik net bir şey söyleyemiyor.

Devletimiz bütün tedbirleri alınmış olmasına rağmen, küresel salgın maalesef ülkemizde de görüldü. Şimdiye kadar 21 vatandaşımızı kaybettik. Vaka sayısı da 947 yükseldi.

“İnsanı ölümden eceli korurmuş.” Bana bir şey olmaz gibi boş vermişlik yerine, tedbir almak, alınmış olan kurallara uymak gerekiyor. İnşallah, ülke genelinde alınan tedbirler sayesinde ülkemizdeki salgın çok yayılmadan teğet olarak ülkemizden gelip geçer.

Halk olarak bu süreçte devlet bizden konu ile ilgili hangi tedbirleri almamızı ve hangi kurallara uymamızı istiyorsa bunları yerine getirmek, hem vatandaşlık hem de insanlık görevimizdir.

Hükümet; ekonomik istikrar kalkanı olarak isimlendirdiği bir dizi tedbirler başta olmak üzere, şimdiye kadar ki, krizi çok iyi yönetti. Dünyayı kasıp kavuran, süper güç diye gösterilen birçok ülkenin acizliği ve kriz yönetimindeki yaşlı vatandaşlarını nasıl ölüme terk ettiğini görmüş olduk.

İngiltere 65 yaş üstündeki vatandaşlarını “ölen ölsün, kalan sağlar bizimdir” gibi insanlıktan uzak bir düşünce ile tedavilerinden imtina ediyor. İtalya ise 70 yaş üstündeki vatandaşlarını Üniversite Hastahanelerinin yoğun bakım ünitelerine almıyor.

Düne kadar ülkemize burun kıvıran, Avrupa derken ağzı kulaklarına varanlar, şimdi Türkiye’yi güvenli liman olarak gördüklerinden geri dönebilmek için çırpınıyorlar.

“Türk olmak benim suçum değil, Türk olmaktan utanıyorum.” Gibi sözler ile yıllarca ekmeğini yediği, suyunu içtiği, kendisini yetiştiren ülkesine sırtını dönüp, terk eden ve İtalya’ya yerleşen sanatçı müsveddesi şimdi buradan “beni kurtarın” diye yalvarıyor.

Dünyadaki bütün fitnelerin başı, siyasi entrikaların merkezi, emperyalizmin ağababalarından, vahşi sömürgeciliğin devleti İngiltere: Korona virüse yakalananlar için ölenler ölsün; bağışıklık kazanan sağlar bizimdir gibi insanlık dışı bir anlayış ile hiç bir önlem almıyor, yaşlı insanları göz göre göre ölüme terk ediyor.

Dünyanın Jandarması ABD’de; Almanya’da Koronavirüs için bulunan aşıya önce benim vatandaşlarım kullanacak, kalır ise diğer insanlar kullansın gibi çağdışı vahşi bir anlayış ile bulunacak aşıya çökmeye çalışıyor.

Dünya insanlığına demokrasi, insan hakları dersleri vermeye çalışan, sömürgeci devletlerin insana ve yurttaşına verdikleri değer maalesef bu. Beyinlerini bu ülkelerin emrine veren mandacılar inşallah bu yaşananlardan ibret alırlar.

Tarihinden günümüze “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.” anlayışını düstur edinen ülkemiz, bütün dünya insanlığına örnek bir yaklaşım yaşlı genç ayırmadan, devlet şefkati ile vatandaşının yanında olmaya çalışıyor.

Bazıları görmezden gelmeye, inkâr etmeye çalışıyor olsalar da, dünyadaki diğer devletlerin halka yaklaşım ve aldığı tedbirler ile uygulamalarına baktığımızda, Türkiye’nin farkı ortaya çıkıyor.

Elazığ depreminde tavan yapan, İdlib ile devam eden, yalan haber ve psikolojik harp teknikleri ile yapılan kara propaganda algı operasyonlarına, Koronavirüs olayında artarak devam ettiğine şahit oluyoruz.

Yaşanan her felaketten sonra devlete, milli ve manevi değerlere saldırmayı, aşağılamayı, marifet zanneden, içlerindeki kini ve nefreti dilleri ile kusan, gölgesi ile kavgalı bu insanlar deşifre oldular. Böylece halk kimin ne olduğunu, yakından tanımış oldu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Pardon siz robotmusunuz? *

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.