Endorfin Bağımlılığı Nedir? - Reyting TV

Sıradaki içerik:

27 Ocak Çarşamba Reyting sonuçları

e
sv

Endorfin Bağımlılığı Nedir?

174 okunma — 28 Ocak 2021 12:46
avatar

Karyowski

  • e0

    Mutlu

  • e0

    Eğlenmiş

  • e0

    Şaşırmış

  • e0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

kose-yazilari

Endorfin vücuda mutluluk veren ve uyuşturucu etkisi yaratan önemli bir hormondur. Çapkınlığın ve haz arayışının nedeni olarak da gösterilir.

Endorfin hayattan daha çok haz ve keyif almamızı sağlar ve sabah saatlerinde daha az salgılanan bu hormon, depresyonda olan hastaların o saatlerde kendilerini daha kötü hissetmelerine neden olur.

Sadece haz verici etkisi değil aynı zamanda ağrı kesici etkisi de olan dopamin hormonu, doğum sırasında da anne tarafından salgılanarak ağrıyı arttırarak annenin hazzını arttırır.

Bunun yanı sıra dağcılık, kumar gibi alanlarda da vücuttaki salgılanma oranı yükselir. Bu yüzden düzenli olarak dağcılık sporu ile ilgilenen bir insanın, bir yandan da çapkın olma ihtimali zayıftır. Uzmanlara göre orgazm her zaman aynı orgazm olsa da çapkın bireylerde yeni kişinin yarattığı heyecan endorfin düzeyini arttırıyor. Birey endorfin salgısını arttıran etkinliğe yani yeni kişilere bağımlı oluyor, orgazma değil.

Bunun yanı sıra, D1 ve D2 sırasıyla tek eşlilik ve çok eşliliği telkin etmektedir ama bunların tek başlarına çapkınlık ile ilgisi bulunmamaktadır. Bunlarla birlikte endorfinin de payı çapkınlıkta büyük rol oynamaktadır.

Endorfini arttıran bazı gıdalar da; çikolata, muz, üzüm, dondurma ve acı biber olarak bilinmektedir. Bu yiyeceklerin yerken verdiği haz, sürekli aynı yiyecekleri tüketme isteğini arttırabilir.

Aynı zamanda akupunktur tedavisinin de vücudun belli sinir noktalarının bulunduğu kısımlara batırılan iğne veya verilen elektrikler ile endorfin düzeyini arttırdığı görülmüştür.

Sonuç olarak endorfin bize gerekli ve yararlı bir hormondur ama bunun seviyesi ve miktarını iradeli bir şekilde kontrol etmek de bizim sorumluluğumuzdadır. Çikolatayı da çok sevmemize rağmen hergün çok yemememiz gerektiğini bildiğimiz gibi, diğer durumlarda da kendimizi kontrol edebilmek ve zararlı olan noktaya gelmeden durdurabilmek kişinin kendi elinde olan bir güçtür. Çikolatayı hiç yememek veya yasaklamak çözüm değildir, çözüm az ve bağımlılık yaratmayacak şekilde ondan faydalanmak ve zevk almaktır. Bunu sosyal medya kullanımına da benzetebiliriz. Sosyal medya ve teknoloji hayatımızı birçok yönden kolaylaştıran ve hızlandıran aynı zamanda da bilgiye hızlıca ulaşmamızı sağlayan büyük bir hazineye benzer. Ancak bunun kötü anlamda bağımlısı olarak hayattaki diğer etkinlik ve aktivitelerden bağımızı kesmeye başlar, sosyal yaşantıdan kopar veya ilişkilerimizi bozarsak bu noktada durmamız gerekir. İlaç bile fazla alındığında zehir etkisi yarattığı gibi, her şeyin miktarını doğru ayarlamak önemlidir.

KARYA ÖKTEM

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.