İlker Başbuğ Gündemi! -Reyting TV

Mersin escort
SON DAKİKA

İlker Başbuğ Gündemi!

Bu haber 21 Şubat 2020 - 3:20 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İlker Başbuğ’un fitilini ateşlediği bu tartışmanın siyasetteki domino etkisi ile “Fetö” , “İkinci Askeri Darbe kalkışması” gibi ucu açık, nerede başlayıp nerede biteceği belli olmayan tartışmaların gündeme gelmesi de tabii ki dikkat çekicidir.

Dünya derin siyasetinde olduğu gibi Türkiye’nin derin siyasetinde de hiçbir gündem, durduk ve boş yere gündem oluşturmaz, kamuoyun da tartışılmaz. Bir konu siyasi aktörlerce gündeme getirilmiş ve ısrarla gündemde tutulmaya çalışılıyorsa, konun görünen yüzünden daha ziyade planlananın ne olduğu hakkında doğru sonuca ulaşabilmek için “ Arka Planının” iyi irdelenmesi, yani halının altına çok dikkatli bakılması gerekir.

2009 yılında Meclisteki torba yasa görüşmelerinde kanun ilk metnindeki “hali dahilinde”, sözcüğünün “dahilinde” şeklinde değiştirilerek maddenin bu şekilde kanunlaşması ile askeri personelin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünün açılması ile ilgili Eski Genel Kurmay Başkanlarından Mehmet İlker Başbuğ’un Fetö’nün siyasi ayağı ile ilgili bağlantı kurarak, tartışmaların başlatılması ve ısrarla gündemde tutulmaya çalışılıyor olmasını, samimi, iyi niyetli, çözüm odaklı bir tartışma olarak görmüyorum.

Bu nedenle bu ve buna benzer tartışmaların ülkemiz ve ülke barışı için fayda yerine zarar verdiği gerçeği unutulmamalıdır. Bunun yanında hiçbir mantıklı açıklaması olmayan ve üzerinden uzun yıllar geçmiş, tartışma konusu şahısların birçoğunun bugün emekliye ayrılmış askerlerin olması insanın aklına ister istemez, “Düğün değil, bayram değil, eniştem beni neden öptü?” sözündeki gibi bu tartışma ile ne ve neler murat edildiği ile ilgili şüphe dolu soruları peşin sıra getiriyor.

İlker Başbuğ’un fitilini ateşlediği bu tartışmanın siyasetteki domino etkisi ile “Fetö” , “İkinci Askeri Darbe kalkışması” gibi ucu açık, nerede başlayıp nerede biteceği belli olmayan tartışmaların gündeme gelmesi de tabii ki dikkat çekicidir.

Siyasi parti liderleri, halkın birlik ve beraberliği için harcamaları gereken enerjilerini birbirlerini Fetö’nün siyasi ayağı olma suçlamak için harcıyorlar. Bu suçlamalarda kimi dinlersen dinle, hangi cepheden bakarsan bak, Nasreddin Hoca’nın “ Sende haklısın, sende haklısın…” sözündeki gibi bu çıkmaza en güzel bir şekilde “Sende suçlusun, sende suçlusun” şeklinde karşılığını buluyor.

Zamanında “ Fetö” ile kol kola girip, Fetö’ye verilen milletvekili kontenjanı ile oy devşiren, danışmanından, bakanına, genel müdüründen, müsteşarına kadar en yakın çalışma arkadaşlarını bu ekolden seçenler, bugün kalkmış, yok ayağı senin, bacağı benim, gibi sözlerle bir birleri ile söz düellosu yapmaları topluma hiçbir faydası olmayan beyhude işlerdir.

Perşembe’nin gelişi, Çarşamba’dan belli olduğu gibi bu tartışmalardan sonra “ikinci bir askeri darbe kalkışması” tartışmalarının gündeme gelmesi işin tuzu biberi oldu. Türkiye artık bu ve buna benzer ucu açık tartışmalardan sıkıldı. Geçmişte yaşanmış ve herkesin sorumluluğu bulunduğu konuları, temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp tekrar tekrar gündeme getirilmesi iyice kabak tadı verdi.

Bu tür tartışmalardaki sürecini iyi izleyip, satır aralarına sıkıştırılmış sözlerin iyi tahlil edilmesi gerekir. Kimlerin darbe seviciliğinin depreştiğine, kimlerin hangi kulvarlar da koştuğunu, bayrak yarışında kimin nerede durduğuna, bayrağı teslim almak üzere yedek kulübesinde kimlerin bekletildiğini, kimlerin ısınma turlarına başladığını çok iyi gözlemleyin.

Peki, bundan sonra Türkiye’de 15 Temmuz veya 12 Eylül benzeri ikinci bir askeri darbe kalkışmasına teşebbüs edilebilir mi?

Gafil olunduğu, tedbir alınmadığı zaman, zayıf ihtimaller dahilin de olsa da Türkiye’de her an her şey olabilir. Çünkü ABD gibi bir müttefikimiz ve bu ABD’nin başında da Trump gibi biri var. Hoşumuza gitse de, gitmese de, bu durum yaşadığımız coğrafyanın, yenidünya düzeninin ve ülkemizin acı bir gerçeğidir.

Zaman birlik ve beraberlik zamanıdır. Herkes, gibi iktidarı muhalefeti şimdilik kucağındaki taşları bir kenara koysun. Sadece ülkemizin ve insanımızın güvenliğine ve selametine odaklansın…

Hasan KAYA

1963 yılında Çanakkale-Biga- Karacaali Köyünde doğdu. İlçe Özel İdare ve Bölge Müdürlüğü görevlerinde bulunduktan sonra emekliye ayrılan yazar, siyasi ve güncel konuların taşradaki yansımaları ve etkileri ile ilgili gazete köşe yazıları yazıyor. Ayrıca, Öykü ve Roman çalışmalarına da devam ediyor...

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Pardon siz robotmusunuz? *

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.