Sıradaki içerik:

BOĞAZİÇİ’NİN AĞALARI VE ANKARA’NIN BAĞLARI…

e
sv

HİZMETTE SINIR YOK

avatar

Hasan KAYA

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

kose-yazilari

Bu yazıda neler var?

Dünyamızın üzerine bir kâbus gibi çöken; insanların günlük yaşamı dahil olmak üzere hayatın her safhasını zorlaştıran ve insan sağlığını tehdit eden Koronavirüs ile mücadele kapsamında, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir dizi önlemler alındı ve uygulamaya konuldu.

Okullar, camiler, kahvehaneler ile hizmet üreten birçok işyerleri kapatıldı. 65 yaş üstündeki yaşlıların sokağa çıkması yasaklandı. Diğer vatandaşlarımızın da mecbur olmadıkça dışarı çıkmamaları, kalabalık olan yerlerde bulunmamaları istendi. Yurt dışından gelenlerinde ülkemize virüs getirmemeleri için 14 günlük karantina uygulamasına geçildi.

Beklenmedik bir şekilde olağanüstü olarak gelişen bu durum, kriz döneminde toplumun ihtiyaç duyduğu eldiven ve maske gibi medikal ürünlere ticari ahlak yoksunu bazı fırsatçılar tarafında çok büyük zamlar yapıldı.

Bunun yanında, ağzı olanın konuştuğu, kafasının estiğini yapan bir toplum olduğumuz için böylesine hassas ve kritik bir dönemde “bu kadarı da olmaz” dedirtecek cinsten üzücü ve ibretlik olaylara şahit olduk.

Umreden dönen vatandaşlarımız için uygulanan karantina kapsamında üniversitelerin tatil edilmesi nedeniyle boşalmış olan Kredi Yurtlar Kurumunun öğrenci yurtların da misafir edilmesine karar verildi. Ki doğru bir karar ve yerinde bir uygulama idi.

Ancak bu uygulama ülke çapındaki yurtlarda kusursuz bir şekilde en üst düzeyde vatandaş memnuniyeti ile uygulanır iken; sadece Konya’da, bir grup umrecinin misafir edildiği öğrenci yurdunda, Peygamber (SAV) doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı, İslam’ı tebliğ ettiği kutsal mekânlardan dönen umrecilerimizin yapmış olduğu, şımarıkça ve insaf sınırları dışındaki kamuoyuna servis edilen görüntülerdeki davranışlar hiç yakışmadı.

Gidecek veya kalacak yeri olmadığı için mecburiyetten yurtlarda kalmaya devam eden öğrencilerimizden bazıları ailelerinin yanına gidemedi. Umreciler gece yarısı geldiği için bu öğrenciler apar topar başka yere nakledildiler. Bunun için toplamaya fırsat bulamadıkları dağınık bir odaya yerleştirilen, umrecimizin cep telefonu ile bunun çekip, öğrencilerimizin kaldığı yeri “ Ahıra ve mikrop yuvasına benzetmesi” çok ayıp bir davranıştı.

Sırf bizim cemaatin yurtları, devletin yurtlarından daha iyi reklamını yapabilmek ve algısı için yapıldığına r hiç şüphe olmayan bu davranıştan sonra, ikram edilen yemekler başta olmak üzere sunulan hiçbir hizmetim beğenilmemesi, küçümsenmesi, art niyetli reklam kokan görüntülerin bir parçası olarak ısrarla kamuoyuna servis edilmesi hiç şık olmadı.

Aynı gruptan bayan bir umrecimizin de karantinadan kaçarken kendisine engel olan polisimize“ bende hastalık var ise, sana da bulaşsın” diye tükürmesi sözün ve insanlığın bittiği yerdi.

Her fırsatta İslam’a ve Müslümanlara saldırmak ve İslam fobi oluşturmak için fırsat kollayan, Ebu Cehil neslinin avenesi bu görüntü ve söylemlere mal bulmuş mağribi gibi sahip çıktı. Görüntüleri köpürtüp, köpürtüp kötü algı yaratmak için alçakça kullanmaktan geri kalmadılar.

Bunun yanında, Marmaris’te yaşayan, 65 yaşını geçtiği için evinde ikamete mecbur tutulan bir vatandaşımız, Muğla Valiliğinin 112 Acil servisini arayarak, bu kadarı da olmaz dedirtecek cinsten, evine rakı getirilmesini istemesi ise, şımarıklığın son noktası oldu.

Devletin kolluk kuvveti de bu talepten sonra, rakı talep eden vatandaşın evine gidiyor, siparişini alıyor, sonrasında rakıyı temin edip vatandaşın evine tekrar geliyor, para üstü ve tutanak ile vatandaşın siparişi olan rakısını teslim ediyordu.

Ağlar mısınız? Güler misiniz? Millet can derdinde, kasap et derdinde derler ya, işte aynen öyle.

Medeniyetin beşiği diye bize yutturulmaya çalışılan, İngiltere, İtalya ve ABD ve diğer Avrupa ülkeleri yaşlılarını ölüme terk etmiş iken, bizim ülkemizde “İnsanı Yaşat ki, Devlet Yaşasın” anlayışı ile yaşlısına gencine 7/24 hizmet etmek için aralıksız çalışıyor.

Sağlık ve temel ihtiyaçlarının yanında, şımarık ve absürt bir şekilde rakısına şarabına kadar siparişini evine teslim eden başta hükümetimiz, sağlık çalışanları, kolluk kuvvetleri ve bütün kamu kurum çalışanları bu millet sizlere minnettardır.

Çünkü çoluk çocuğunun dahi sabır sınırlarını zorlayacak eve rakı servisi gibi absürt talepleri “öf bile demeden” hizmet aşkı içinde yerine getirmeleri her türlü takdirin üzerindedir.

İtina ile yapılmaya çalışılan hizmetleri ve eve rakı servisi dahil her türlü talepleri yerine getirilmesine rağmen, hala ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyoruz veya ötekileştiriliyoruz diyecek olanlara, rakı teslimine dair tutanağı, ağzına kürekle vururcasına gösterebilirsiniz.


  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.