Sıradaki içerik:

13 Eylül Pazar Reyting Sonuçları! Arıza mı? Savaşçı mı? Maria ile Mustafa mı?

e
sv

İNCE İNCE CHP

avatar

Hasan KAYA

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Söylenildiği gibi İnce, CHP’den ayrılıp yeni bir parti kursa dahi, Millet ittifakı içinde yer alacağı için dengeleri çok değiştirmeyecektir. Böylece, aday olduğu başkanlık seçiminde sandıklar açıldığı zaman “Adam kazandı” teslimiyeti ile çıkarılması planlanan kaosa engel olduğu için siyaseten işlediği bu suçu nedeniyle idama mahkûm edilip siyaseten kalemi kırılan İnce’nin girişimleri infazın ertelenmesine dönük bir çabası olabilir.

Siyaset uzun soluklu bir maratondur. Bu nedenle günlük siyasi gelişmelere göre değerlendirme yapılması, sıcağı sıcağına olaylara ve yaşananlara bakarak karar verilmesi yanlış olur.

Siyasi oluşum ve hareketler birçok birleşenin etkisine göre satranç oyunundaki gibi rakibinin yapacağı hamleler sonucu belirlenir. Bu nedenle siyasi gelişmelerin sonucu göre çıkan olayları, gelmişi, geçmişi, dünü ve bugünü ile bir bütün halinde değerlendirmek, doğru sonuca ulaşabilmek için de bugünkü gelişmeler ile irtibatlandırıp dikkatlice gözlemlemek ve şifrelerini iyi takip etmek gerekir.

Artık siyasi partiler eskisi gibi politikalarını en çok oyu alıp iktidar olmak yerine, başkanlık sistemi gereği %51 oy oranı üzerine yapıyor ve ona göre belirliyor. Bunun içinde farklı düşüncedeki partilerin birleşerek kurduğu ittifaklar ile belli kesimlerden, tarikatlardan, hiziplerden, cemaatlerden, oymaklardan, aşiretlerden alınabilecek cüzi oranlardaki oylar dahi önem arz ediyor.

CHP’nin kurultay öncesi ve sonrasındaki yaşanan hareketliliği ve İnce’nin çıkışını bu bağlamda değerlendirmek gerekir. Aslında İnce’den böyle bir çıkış beklenmiyordu. İnce tombaladan çıktı, desek yanlış olmaz. Kurultay da ortaya çıkan tablo sonrası CHP’de yaşanması muhtemel beklenen gelişmeler çok daha farklıydı. Ama siyaset sürprizlere her zaman açıktır.

CHP’de yaşananlara ve İnce’nin çıkışı ile ilgili olarak Kılıçdaroğlu’nun şimdiye kadar net bir açıklama yapmadığı gibi, parti teşkilatlarına da “tartışmalardan uzak durun” talimatı vermesi dikkat çekicidir. Ayrıca İnce gelişmeler ile alakalı henüz resmi ve kesin bir açıklama yapmadı. Bu nedenle konu ile ilgili her türlü sürprize hazırlıklı olmak adına temkinli davranmak gerekiyor. Çünkü İnce’nin çıkışı danışıklı bir dövüş olabileceği ve kurultay sonrası CHP’den kopması muhtemel daha büyük kitlelerin/hiziplerin önünü kesmek için yapılmış olabileceğinin konuşulduğunu da göz ardı etmemek gerekir.

Söylenildiği gibi İnce, CHP’den ayrılıp yeni bir parti kursa dahi, Millet ittifakı içinde yer alacağı için dengeleri çok değiştirmeyecektir. Böylece, aday olduğu başkanlık seçiminde sandıklar açıldığı zaman “Adam kazandı” teslimiyeti ile çıkarılması planlanan kaosa engel olduğu için siyaseten işlediği bu suçu nedeniyle idama mahkûm edilip siyaseten kalemi kırılan İnce’nin girişimleri infazın ertelenmesine dönük bir çabası olabilir.

Çünkü konu ile ilgili İmamoğlu’nun şaşırtan rota değişikliğine dikkatinizi çekmek istiyorum. Şimdiye kadar sergilediği tavırları ile İstanbul BBB değil de T.C. Başkanı seçildiği vahametine kapılan, bu nedenle de İstanbul’un sorunları haricinde genel siyaset ile ilgili alakalı alakasız her konuya müdahil olma gayretinde olan, yorum yapan, fikir beyan eden, Çanakkale’deki altın madeni için, Kanada Büyükelçisini aramak gibi çapını aşan icraatlar peşinde koşan İmamoğlu’na, İnce olayı sorulduğunda: “Ben İstanbul Belediye Başkanıyım. Bana İstanbul ile ilgili konularda sorular sorun.” demesi çok önemli bir kırılma noktasıdır… Bu dönüşüyle İmamoğlu’nun son CHP kurultayını çok iyi okuduğunu, ikinci bir Sarıgül Vakası olmamak içinde nasıl davranması gerektiğine dair aldığı dersleri göstermesi bakımından derin anlamlar ifade etmektedir.

Bu tartışmalar devam ederken, Bahçeli’nin Akşener’e “Evine dön” çağrısı yapması; akabinde Erdoğan’ında “Bahçeli’nin yaptığı makul bir çağrıdır.” diye açıklamalarda bu bulunması ve bu çağrının da sağduyulu İYİ Partinin tabanın da karşılık bulması CHP’yi iyice panikletti. Bu gelişmeler üzerine Millet İttifakı cephesindeki satranç taşlarının tekrar gözden geçirildiğine, bunun sonucunda ilerleyen zamanlarda İYİ Parti tabanına yönelik korkuya dönük algı ve provokasyon senaryoların gündeme geleceğinden şüpheniz olmasın.

Bu hengâme de AK Partinin “Üyemiz Olun” diye başlattığı üye kaydetme kampanyası ile teşkilatların meydanlara masalar kurarak üye kaydına başlaması, bununda halktan karşılık bulması ise ayrı bir gelişmeydi. Mahalli İdareler seçiminde tabanından aldığı sert uyarı üzerine teşkilatlarına çeki düzen vermeye başlayan AK Partinin üye çalışması, altının, doların tavan yaparak rekor kırdığı, devalüasyon tartışmalarının yaşandığı kritik günler de böyle bir girişiminin dikkatlice izlenmesi ve değerlendirilmesi gerekir.

Üye kaydı yapılan gözlemleme imkânı bulduğum üç ilçeden en dikkat çekici haber Bayramiç’ten geldi. Bayramiç’in siyasi yapısı ağırlıklı olarak sosyal demokrat seçmenlerden oluştuğu için siyasi çevrelerde “Küçük Moskova” olarak isimlendirilmesine rağmen üye çalışmalarında CHP üyesi bir seçmenin, partisinden istifa ederek AK Partiye üye kaydını yaptırması dikkat çekici bir gelişme olarak mahalli basında geniş kapsamlı yer buldu.

Bunun yanında Çan ve Biga ilçelerine yeni atanan ilçe başkanlarının, partiye küstürülmüş eski yöneticilerine, seçmenlerine, sempatizanlarına gösterdikleri vefa örnekleri ve üye kaydı çalışmalarındaki gayretlerinin tabanda takdir toplaması AK Partinin artıları idi.

Yazının başında belirttiğim gibi, bugünkü gelişmelere bakıp sonuç çıkarmak için çok erken. Siyasetin taşları henüz satranç tahtasına dizilmeye başlamadı. Millet İttifakında “Şah” kim belli değil. Bunun içinde “Şah” başta olmak üzere, torbadaki taşlar kontrol ediliyor, bunun içinde satranç tahtasında yer almak için hamleler, çırpınışlar, planlar, dirsek temasları devam ediyor.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.