Sıradaki içerik:

14 Ağustos Cuma Reyting Sonuçları; Bay Yanlış Reytingleri Nasıl?

e
sv

SİYASETİN VEFASI BU KADAR OLUR

avatar

Hasan KAYA

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Geleneğinde “Vefa” kültürü önemli bir yer tutan/tutması gereken AK Partide yaşanan bu tartışmalar, hiç şık olmadı. Tilkinin cesaret göstermesi için illaki yavrusunu yemesi gerekmiyordu sanki...

Bu yazıda neler var?

22.12.2018 Tarihli yaklaşık iki yıl önceki “İNCE’NİN KALEMİ KIRILDI MI?” Başlıklı yazımın uzun bir bölümünü noktasına, virgülüne dokunmadan o zamanki görüşlerimi hatırlatmak adına paylaşmak istiyorum.

“…CHP’de de bugün İstanbul Belediye Başkan adaylığı için, Muharrem İnce ile Kılıçdaroğlu’nun görüşmesi vardı. CHP’de ki dengeler için çok önemli olan bu görüşme 40 dakika sürdü. İçeride ne konuşulduğunu bilmek şimdilik mümkün değil. İnce’nin açıklamalarından, üye bazında sandık konulduğun da aday olacağını açıklamasından anlıyoruz ki İstanbul hülyası devam ediyor. Ben bunu beyhude bir gayret olarak görüyorum. Çünkü, (İnce) CHP içindeki fincancı katırlarını ürküttü.

Bildiğiniz gibi, İnce 24 Haziran seçimlerinde benzemezler ittifakın “Gel Muharrem” Başkan adayı idi. Seçimden sonra CHP Genel Başkanı olmak için çok çabaladı, imza topladı ama olmadı. Şimdi de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı gönlünden geçiyor… ama dediğim gibi beyhude gayret…

Türkiye’de ülkeyi yönetmek için, en üst makamına aday gösterilen insana, CHP Genel Başkanı olmak istediğinde dur bakalım denildi. Bu defa aynı kişi, hedef küçülterek İstanbul Büyükşehir Başkanlığına aday olayım diyor, ama kırmızı kart gördüğü içinde şartları zorlayarak bütün delegelerin katılacağı sandığa güvendiği için delegeye oynuyor.
Muharrem İnce’nin 24 Haziran seçimlerinde, sandık sonuçları açıklanmaya başladığında halkı sokağa dökmediği, seçim sonuçlarını kabul ettiğini açıkladığı için siyaseten kalemi Baronlar tarafından kırıldı.” ğını yazmıştım.

Sonrasında da muhtelif tarihlerde “CHP’ye 2023 Ayarı Çekiliyor” ve bir önceki “Satranç Tahtasındaki İnce” başlıklı yazılar ile CHP Kurultayının öncesini/sonrasını ve İnce’nin çıkışlarını daha doğrusu çırpınışları ile ilgili gelişmeler hakkındaki görüşlerimi aktarmıştım.

CHP’nin son kurultayında “Kovalamak gibi olmasın ama…” muamelesi gören İnce sonunda bayrağını açtı. İnce’nin Partiden ayrılmasının zarar vereceğini düşünen CHP’nin iki duayen ismi Karayalçın ve Hikmet Çetin devreye girdiler. Dolaylı olarak İnce’ye CHP Genel Sekreterliği teklif edildiği iddiası gündeme gelmiş olmasına rağmen bu ikilinin girişimlerinden sonuç alınamadığı için İnce 13.08.2020 tarihli yaptığı basın açıklaması ile CHP’den ayrılmadan mücadelesine başladığını ve Kılıçdaroğlu’na muhalefetini başlattığını ilan etti. İnce Sivas’tan başlatılacak olan “Bin günde memleket hareketi” ile Anadolu turnesi yapacağını duyurdu…

Bu gayretten siyaseten bir şey çıkar mı? Hiçbir şey çıkacağını, herhangi bir sonuç alınabileceğini sanmıyorum. İnce tabanda halen Cumhurbaşkanlığı seçim mitinglerindeki kalabalıkları bulacağını zannediyor. Ama Anadolu’da çıkacağı mitingler ve yapacağı toplantıların, az sayıda seyirci ile veya seyircisiz salon toplantıları sonrasında yollarda kaybolacağını, unutulup gideceğini düşünüyorum.

Bazen siyasi ve toplumsal olaylardaki çok küçük bir ayrıntı birçok hakikatin habercisi olabiliyor. Bunun için İnce’nin basın açıklaması yaptığı günlerde İmamoğlu’nun Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu ile görüşmesini İnce’nin hareketi açısından önemli buluyorum. Bildiğiniz gibi, Kırklareli Belediye Başkanı CHP’den aday olmak istemiş, ancak aday gösterilmemişti. Bunun üzerine seçime bağımsız aday olarak girmiş ve seçimi itirazlı bir şekilde çok az bir oy farkıyla kazanmıştı. Bu süreçte İnce Kırklareli’nde üst kurmuş, seçime yapılan itirazlar sonuçlanıncaya kadar Siyamoğlu’nu yalnız bırakmamıştı.

Halen Kırklareli Belediye Başkanlığını bağımsız olarak sürdüren Mehmet Siyam Kesimoğlu İnce’nin yanında değil de İmamoğlu ile görüşüyor olması siyasetteki vefa duygusunun ve denge unsurlarının ne kadar önem taşıdığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

Vefa ve denge denildiğinde AK Parti Kadın Kolları ile Dilipak arasındaki yaşanan polemiği ve mahkemeye taşınmış olan tartışmayı da pas geçmemek gerekir…

Ancak öngörülerine ve tespitlerine güvendiğim, değer verdiğim arkadaşın konuyla ilgili: “Ağzı sütten yananın yoğurdu üflemesi gerektiği” Önerisi üzerine şimdilik yazıyı çok uzatmamak adına pas geçiyorum…

Geleneğinde “Vefa” kültürü önemli bir yer tutan/tutması gereken AK Partide yaşanan bu tartışmalar, hiç şık olmadı. Tilkinin cesaret göstermesi için illaki yavrusunu yemesi gerekmiyordu sanki…


  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.