Sıradaki içerik:

Aşk Ağlatır yeni bölümünde neler oldu?

e
sv

Suriye ve Göçmenleri

avatar

Hasan KAYA

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

üçlü liderler zirvesi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hafta içinde Ankara’da Suriye konulu üçlü liderler zirvesi için bir araya geldiler.
Bu toplantı TV canlı yayınlanmasına rağmen halkımızın büyük çoğunluğu “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” anlayışı ile ilgi ve alaka göstermedi. Sokaklarımızda ser sefil bir halde dolaştığı için göz zevkimizi bozan Suriyeli göçmenler ve onlarla ilgili aslı astarı olmayan kirli propagandalar yapılmasa Suriye’de neler olduğu hiç ilgimizi çekmeyecek.
Oysaki Suriye ile geçmişte kader birliği yapmışlığımız var. Ayni zamanda da sınır komşumuz. Sınır bölgemizde bir Kürt Devleti kurulması gibi
emperyalist güçlerin bir çalışması var. Bu nedenle Suriye’de yaşanan ve gelişen her olay Ülke olarak bizleri yakından ilgilendiriyor.
Suriye rejimi ile organik veya mezhepsel bağı bulunanların konu ile ilgili oluşturdukları bilgi kirliliği ve algı operasyonları nedeniyle, Türkiye’de
birçok insan Esed ağızı ile konuşuyor. Suriye sorunu ile ilgili Hükümetin takip ettiği politikaları dertsiz başımızı neden derde sokuyoruz? Diye muhalefet ediliyor.

Oysaki Suriye ile tarihimizden gelen bağlarımız nedeniyle et ile tırnak gibi birbirine kaynaşmış bir geçmişimiz var. Osmanlının çöküşü ile elimizden
çıkan topraklar üzerine 1925 yılında Fransa’nın sömürgesi olan Suriye devleti kuruldu. 1946 yılında bağımsızlığını kazandı. 1963 yılında da BAAS Partisinin yönetimine geçti.

Sünni Müslümanlar oluşturmasına rağmen Ülke yönetiminde söz sahibi değiller.

23 milyon nüfusu olan Suriye’nin % 75 Sünni Müslümanlar, %13 Nusayri (Arap Alevi’si) %11 Hristiyanlardan müteşekkil bir inanç yapısına sahip.
Nüfusun çoğunluğunu Sünni Müslümanlar oluşturmasına rağmen Ülke yönetiminde söz sahibi değiller. Azınlıkta olmalarına rağmen yönetim
Nusayrilerin elinde bulunuyor.
Suriye’deki iç savaş bizdeki Gezi benzeri bir ayaklanma ile Mart-2011 tarihinde Dera kentinde demokrasi talepleri gibi masum gösterilerle
başladı. Gelinen nokta ve sonuç ortada, Ülke kan gölüne döndü. Kardeş kardeşi öldürüyor. Kendi yağı ile aç tahsilde olsa geçimine sağlayan
Suriyelilerin nüfuslarının yarısı kadar 12 milyon insan, evinden yerinden yurdundan edilerek göçmen durumuna düştü.

Demokrasi kutusundan çıkan ABD ve BM askerleri ise Suriye’ye akbabalar gibi çöktüler. Bir taraftan Esed, bir taraftan PYD, bir taraftan ABD önüne geleni yakıp yıkıyor, insanları da öldürüyor.

“Bedava peynir, fare kapanında bulunuyor. “ gerçeğine bir kez daha Suriye’de şahit oluyoruz. ABD’nin getirdiği demokrasi ve insan hakları maalesef bu oluyor. Bu nedenle, sokaklarımızda her gün gördüğümüz Suriyelileri gördüğümüzde bu gerçekleri hatırlayın.

Hatırlayın ki, Gezi benzeri bir kalkışmanın nelere mal olabileceğini
aklınızdan çıkarmayın…


  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.